Değerli okurlarım!

Bu haftaki konumuz tamamen aile ve aile içi çatışmalardır. 

Düşünün ki henüz 18 yaşında bir gençtiniz. Okul yılları çok çabuk geçti ve evlilik çağına geldiniz. Bazılarınız severek bazılarınız görücü usulu evlendiniz. Mutlusunuz ve beklediğiniz çocukların hayali, ev, iş, araba vs... Şöyle bir gerçek var ki; Önce çocuk sahibi oluyorsunuz ve ilk göz ağrınız dünyaya gözlerini açmış oluyor. El bebek gül bebek büyütme çabasındasınız. Ve okul çağına geldi çocuğunuz...ilgilenmiyorsunuz bazılarınız ilgilenmiyorsunuz. İlgilenmeme sebebiz ise yorucu geçen iş hayatı vs...ilgilenmemekten kastım şu:"yeteri kadar ilgilenmemek".

Ve geldik en can alıcı noktasına hayatın.

Çoculara kötü davranmayın lütfen. Kendinizden uzaklaştırmayın. Nasıl mı uzaklaştırıyorsunuz? Baskıcı diktatör bir yönetim tarzı ile çocuğunuzun herşeyine karışıyorsunuz. Ölçüyü tutturamıyorsunuz. Buda çocuklarınızın kendilerini ifade etmeye, özgüvenlerini kaybetmeye yetiyor. Anne ve baba iki yöntem ile çocuklarını eğitir.

1.şefkat yönetimi 

2.baskıcı yönetim

Şöyle bir çevrenize bakın bakalım, baskıcı yönetimle yetiştirilen çocuklar mı daha verimli şefkat yönetimi ile yetişenler mi? Çocularınızı öyle sevin ki koşa koşa eve gelsinler. 

Elbette şefkat yönetimi. Çocular geleceğimizin teminatıdır. Unutmayalım... 

Selam ederim.